Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Siyaset Haber Girişi: 01.11.2021 - 10:56, Güncelleme: 01.11.2021 - 11:31

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Muş'ta konuştu

 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Muş'ta konuştu

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Muş Gençlik Merkezi'nin salonunda düzenlenen AK Parti Muş İl Başkanlığı genişletilmiş danışma toplantısında konuşma yaptı
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, burada yaptığı konuşmasında, “Sözlerime başlarken bir emaneti de teslim etmek isterim. Sadece bu ülkenin değil, dünyadaki tüm mazlumların yükünü, sorumluluğunu yüreğinde hisseden, bir ömrü bu uğurda vakfeden, bu millete yeni bir özgüven, yeni bir umut, yeni bir heyecan veren, mazlum coğrafyalarda dillerde dua olan, kıymetli Cumhurbaşkanımız, yol arkadaşınız Recep Tayyip Erdoğan'ın bu toplantıya, Muş teşkilatımıza selamları, hürmet ve muhabbetleri var, üzerimde emanettir, huzurlarınızda teslim etmek isterim” diye konuştu. “Bugün sizlerle umudu konuşmak isterim. Umut dolu bir sohbet yapmak isterim” diyen Bakan Soylu, “Başardıklarımıza bakıp, ulaşmak istediğimiz yeni hedefleri konuşalım isterim. Çünkü, bugün geldiğimiz noktaya, bir umudu koruyarak geldik. Zorlukları hep umudumuzla ve inancımızla aştık. Kolay olmadı. Türkiye 21. yüzyıla, bir vesayet kurgusunun gölgesinde ulaşmıştı. Dini özgürlükler üzerinde kurgulanmış, yüksek yargı ve darbeci zihniyet destekli bu vesayet aklı, buradan millet iradesine tahakküm etmiş, zaman zaman da ekonomik vesayetle beraber, yıllarca bu ülkenin ayağına pranga olmuştu. Bu vesayet aklı, zaman zaman 21. yüzyılda da tekrar dirilmeye çalıştı. 27 Nisan E-Muhtırasında, Gezi'de, 17-25 Aralık'ta, 15 Temmuz'da hep aynı aklın izlerini gördük. Her seferinde milletimizin oylarıyla ve bizzat şehitler vererek yok ettiğimiz bu yapı, özellikle 2010 yılından sonra terör üzerine evrilmişti. Doğu ve Güneydoğu'da PKK, Suriye'de PKK/PYD, Kuzey Irak'ta DEAŞ, içeride FETÖ eliyle Türkiye'yi bir terör vesayetiyle sarmaya çalışmıştı. Güney sınırımızın altındaki istikrarsızlık ortamının doğurduğu kitlesel göçle bu terör vesayeti tahkim edilmeye çalışıldı. 20. yüzyılda siyasete dini özgürlükler penceresinden bir baskı vardı. Biz; Alevi-Sünni, Türk-Kürt ayrımlarını da 20. yüzyılda bırakmıştık. Çorum, Kahramanmaraş ve Gazi Mahallesi olaylarında bırakmıştık. Ama 21. yüzyılda DEAŞ'ı, FETÖ'yü çıkardılar. PKK ve onun siyasallaşmış kadroları tarafından 6-8 Ekim çukur barikat eylemlerini çıkardılar. Tek tük de olsa, birkaç evin kapısına çarpı atmak gibi eylemlerle, bazen de göçmen karşıtlığı üzerinden hem içeride hem de etrafımızdaki coğrafyada yeniden bir vesayet kurgulamak istiyorlar.” ifadelerini kullandı. Türkiye'nin 20. yüzyıldaki tüm problemleri ve bunların 21. yüzyıla nasıl taşındığını iyi analiz ettiğini dile getiren Bakan Soylu, “Kıymetli Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'la ve onun yol arkadaşları olan sizlerle beraber, bu problemlere doğru çözümler üretmiştir. Her şeyden önce büyük bir devlet gücü üretti. Yollarıyla, havaalanlarıyla, modern şehir hastaneleriyle, istikrarıyla, teröre karşı ortaya koyduğu ciddi operasyon kapasitesiyle, özellikle de dışa bağımlılığı büyük ölçüde bitirerek, vesayete karşı mücadele etmenin ilk temel şartını yerine getirdi. İkincisi; Türkiye, terörle beraber, terörizmle de mücadele etti. Bugüne kadar terörü, kalkınma, yoksunluk ve kenara itilmişlik duygusu üzerinden tahrik ediyorlardı. Türkiye bunu, Doğu ve Güneydoğu'ya yaptığı yatırımlarla, havaalanlarıyla, kadın ve gençlik merkezleriyle, yaptığı yollarla, çocuk parklarından okullara kadar ürettiği yüksek seviyede hizmetle, PKK'nın sivil yapılanmalarının, özellikle de kadın ve gençler üzerinden yaptığı propagandaya darbe vurarak, PKK'nın kültür terörizmine müsaade etmeyerek aştı. Ve üçüncüsü; her türlü meselenin konuşulabildiği, ret-inkar-asimilasyon politikalarının terk edildiği bir ortamı oluşturmuştur. Bugün Türkiye'de huzur varsa, Doğu ve Güneydoğu'da PKK terör örgütünün etkinliği kalmamışsa, turizmden tutun çarşı pazara kadar, bölge ekonomisinde bir hareketlilik varsa; yaylalarda, arıcılık, hayvancılık yapılabiliyorsa; ovalarda tarım yeniden yeşeriyorsa, Doğu ve Güneydoğu'daki okullarda okuyan çocuklarımız iyi üniversitelerin iyi bölümlerini kazanabiliyorlarsa; doktor, mühendis, avukat, bilim insanı olabiliyorlarsa; Ağrı'da kodlama sınıflarında eğitim alan çocuklar, projeleriyle uluslararası yarışmalarda boy gösterebiliyorsa; organize sanayi sitelerimize talep varsa, üretim artıyorsa; işte bu stratejinin tavizsiz uygulanması sayesindedir. Bizim terörle mücadelede ortaya koyduğumuz bu bakış, özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin verdiği hızlı karar alma avantajıyla çok daha yüksek bir performans üretmiştir. Belediyeleri teröre yönelik bir kaynak üretme merkezi haline getiren, benzer şekilde bazı sivil toplum örgütleri üzerinden belediyelere kaynak ve eleman temin eden bir anlayışı, bir uygulamayı tamamen işlevsiz hale getirdik; hem çocukların dağa kaçırılmasının önüne geçtik, hem de paraların PKK'ya değil millete hizmet için harcanmasının önünü açtık. Netice itibariyle Türkiye'de vesayet eliyle yıllarca Kürdü, Aleviyi, dindarı, bu ülkenin her kesimini yaftalamaya çalıştılar” şeklinde konuştu.   “Batı'ya tabi olmayan, Batı'yı tapınak bellemeyen herkesi ötekileştirmeye çalıştılar”   Batı'ya tabi olmayanların, Batı'yı tapınak bellemeyen herkesi ötekileştirmeye çalıştıklarını dile getiren Bakan Soylu, 21. yüzyılda da terörün bir vesayet aracı olarak kullanılmak istenildiğini söyledi. Bakan Soylu, “Etrafımızdaki coğrafyanın istikrarsızlığını, bizim üzerimize bir vesayet aracı olarak kullanmak istediler. Şunu söylemek istiyorum. Tam 20 yıldır Amerika ve Avrupa, bir taraftan terör eliyle, bir taraftan ekonomi eliyle bir taraftan oluşturduğu uluslar arası baskı sistemiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden kullandıkları bütün araçlarla üzerimize geldiler. Suriye'yi ve Irak'ı içinden çıkılmaz bir hale getirdiler. Afganistan'dan Pakistan'a kadar her tarafta istikrarsızlığı ürettiler. Yemen'den Libya'ya kadar etrafımızda bir ülke yok ki istikrarlı bırakmadılar. O kadar büyük bir iş yaptınız ki Batı ayağa kalktı. Kim bu millet için ayağa kalktıysa tepesine vurdular. ‘Sizi parçalayacağız, size böleceğiz, Kürdü ayıracağız, Türkü ayıracağız' dediler. Türkiye, bunların hepsini elinin tersiyle itmiştir. Cumhurbaşkanımız ve Cumhur İttifakı'nın gücüyle beraber, sizlerin demokrasi mücadelesindeki emeğinizle, samimiyetinizle beraber, ayağına vurulmak istenen bu prangayı söküp atmıştır" dedi.     "Sizden korkan namerttir"   Konuşmasında Kılıçdaroğlu'na da seslenen Bakan Soylu, şöyle devam etti: "Kılıçdaroğlu, kendisiyle karıştırıyor AK Parti teşkilatlarını. 15 Temmuz'da bizim Cumhurbaşkanımızı ortadan kaldırmaya yönelik hamlede, Cumhurbaşkanımız Marmaris'ten kalkıp uçağa bindi ve Amerika da takip ediyor herkes de takip ediyordu. Onun için cesaretli olmak lazım. Onun için imanlı olmak lazım. O İstanbul'a geldi, Kılıçdaroğlu eve kaçtı, gizlendi. Kaçana bu millet emanet vermez. Kaçana bu millet güvenmez. Kaçana bu millet hiçbir şey teslim etmez. Onun için kendisi gibi zannediyor AK Parti teşkilatlarını. Biz bu ülkede başbakan idam edildi, korkmadık. Kim ne diyorsa desin, ipimiz cebimizde geziyor, sizden korkan namerttir. Tekrar Türkiye'yi eksi Türkiye'ye döndürmek isteyenlere müsaade etmemek bizim görevimizdir. Bilmenizi istiyorum. Eğer bugün Doğu ve Güneydoğu'da fabrikalar açılıyorsa, yaylalarımızda hayvancılık ve tarım şenleniyorsa, Muş Ovası yeniden şenlenmişse bu sizin sayenizdedir. Bunu da silahla, hukuksuzlukla, baskı ve şiddetle yapmadık. HDP de duysun, Kılıçdaroğlu da duysun, Meral Akşener de duysun. 2023'ü 2023 olarak görmeyin. Cumhuriyetimizin 100. yılı ama 21. yüzyılda başladığımız yolculuğun 2053 ve 2071'in en önemli durağı olarak görün. Bizim meselemiz 2023 ile bitmiyor. Türkiye'nin meselesi, AK Parti'nin meselesi, Cumhur İttifakı'nın meselesi ve bu milletin meselesi 2023'te başlıyor."   "CHP ile aramızdaki puan farkı 15'tir"   CHP ile aralarındaki puan farkının 15 olduğunu dile getiren Bakan Soylu, "Bizim için söylüyorlar 'beceremezsiniz' diye, biz insansız hava aracından atak helikopterlerine kadar dünyanın en büyük barajlarından dünyanın en büyük havalimanına kadar her şeyi onların inadına başarıyoruz. Bundan sonra da başaracağız inşallah. Şimdiye kadar bir ayı aşkın anket incelemesi yapmadan hayatımı geçirmedim. Benim özelliğim bu. Sahaya bakarım, vatandaşlarımız ne diyor bunu görürüm. Şunu söyleyeyim. Onlar 2023'e kadar kendilerini mağlup olacakları tabanlarını oyalamaya çalışıyorlar. Bunlar eski siyasi oyanlarıdır. Biz bunları çok gördük. O eski Türkiye'de kaldı. Şimdi yeni Türkiye'de Tayyip Erdoğan'ın siyaset felsefesi var. Şunu altını çizerek söylüyorum. Bu ay, geçen ay ve ondan önceki ayda CHP ile aramızdaki puan farkı 15'tir. Ama bu az. Aç tavuk kendini darı ambarında zannedermiş ya, 2023 geldi diye havaya girdiler ve birbirilerine girdiler. Cumhurbaşkanlığını paylaşamıyorlar. Siz, sizlere verilenlerin kıymetini bilmiyorsunuz, beceremiyorsunuz, yönetemiyorsunuz. Bu millet size 2023'te öyle bir ders verecek ki kendi partinize gelemeyeceksiniz. 10 büyükelçi bildiri yayınladı, bir tek muhalefetin sesi çıkmadı. Sadece Recep Tayyip Erdoğan aslan gibi kükredi. Milletimizin, ülkemizin, devletimizin itibarını o kendi Batı ittifaklarına teslim etmedik. Bunlar, Batı talimat verse hemen kabul ederler. Bu eski Türkiye kafasıdır. 2023'te Kılıçdaroğlu, HDP'liler arkanızda Amerika'da olsa, Avrupa'da olsa silineceksiniz, silineceksiniz" şeklinde konuştu.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Muş Gençlik Merkezi'nin salonunda düzenlenen AK Parti Muş İl Başkanlığı genişletilmiş danışma toplantısında konuşma yaptı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, burada yaptığı konuşmasında, “Sözlerime başlarken bir emaneti de teslim etmek isterim. Sadece bu ülkenin değil, dünyadaki tüm mazlumların yükünü, sorumluluğunu yüreğinde hisseden, bir ömrü bu uğurda vakfeden, bu millete yeni bir özgüven, yeni bir umut, yeni bir heyecan veren, mazlum coğrafyalarda dillerde dua olan, kıymetli Cumhurbaşkanımız, yol arkadaşınız Recep Tayyip Erdoğan'ın bu toplantıya, Muş teşkilatımıza selamları, hürmet ve muhabbetleri var, üzerimde emanettir, huzurlarınızda teslim etmek isterim” diye konuştu.

“Bugün sizlerle umudu konuşmak isterim. Umut dolu bir sohbet yapmak isterim” diyen Bakan Soylu, “Başardıklarımıza bakıp, ulaşmak istediğimiz yeni hedefleri konuşalım isterim. Çünkü, bugün geldiğimiz noktaya, bir umudu koruyarak geldik. Zorlukları hep umudumuzla ve inancımızla aştık. Kolay olmadı. Türkiye 21. yüzyıla, bir vesayet kurgusunun gölgesinde ulaşmıştı. Dini özgürlükler üzerinde kurgulanmış, yüksek yargı ve darbeci zihniyet destekli bu vesayet aklı, buradan millet iradesine tahakküm etmiş, zaman zaman da ekonomik vesayetle beraber, yıllarca bu ülkenin ayağına pranga olmuştu. Bu vesayet aklı, zaman zaman 21. yüzyılda da tekrar dirilmeye çalıştı.

27 Nisan E-Muhtırasında, Gezi'de, 17-25 Aralık'ta, 15 Temmuz'da hep aynı aklın izlerini gördük. Her seferinde milletimizin oylarıyla ve bizzat şehitler vererek yok ettiğimiz bu yapı, özellikle 2010 yılından sonra terör üzerine evrilmişti. Doğu ve Güneydoğu'da PKK, Suriye'de PKK/PYD, Kuzey Irak'ta DEAŞ, içeride FETÖ eliyle Türkiye'yi bir terör vesayetiyle sarmaya çalışmıştı. Güney sınırımızın altındaki istikrarsızlık ortamının doğurduğu kitlesel göçle bu terör vesayeti tahkim edilmeye çalışıldı. 20. yüzyılda siyasete dini özgürlükler penceresinden bir baskı vardı. Biz; Alevi-Sünni, Türk-Kürt ayrımlarını da 20. yüzyılda bırakmıştık. Çorum, Kahramanmaraş ve Gazi Mahallesi olaylarında bırakmıştık. Ama 21. yüzyılda DEAŞ'ı, FETÖ'yü çıkardılar.

PKK ve onun siyasallaşmış kadroları tarafından 6-8 Ekim çukur barikat eylemlerini çıkardılar. Tek tük de olsa, birkaç evin kapısına çarpı atmak gibi eylemlerle, bazen de göçmen karşıtlığı üzerinden hem içeride hem de etrafımızdaki coğrafyada yeniden bir vesayet kurgulamak istiyorlar.” ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin 20. yüzyıldaki tüm problemleri ve bunların 21. yüzyıla nasıl taşındığını iyi analiz ettiğini dile getiren Bakan Soylu, “Kıymetli Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'la ve onun yol arkadaşları olan sizlerle beraber, bu problemlere doğru çözümler üretmiştir. Her şeyden önce büyük bir devlet gücü üretti. Yollarıyla, havaalanlarıyla, modern şehir hastaneleriyle, istikrarıyla, teröre karşı ortaya koyduğu ciddi operasyon kapasitesiyle, özellikle de dışa bağımlılığı büyük ölçüde bitirerek, vesayete karşı mücadele etmenin ilk temel şartını yerine getirdi. İkincisi; Türkiye, terörle beraber, terörizmle de mücadele etti. Bugüne kadar terörü, kalkınma, yoksunluk ve kenara itilmişlik duygusu üzerinden tahrik ediyorlardı.

Türkiye bunu, Doğu ve Güneydoğu'ya yaptığı yatırımlarla, havaalanlarıyla, kadın ve gençlik merkezleriyle, yaptığı yollarla, çocuk parklarından okullara kadar ürettiği yüksek seviyede hizmetle, PKK'nın siv il yapılanmalarının, özellikle de kadın ve gençler üzerinden yaptığı propagandaya darbe vurarak, PKK'nın kültür terörizmine müsaade etmeyerek aştı. Ve üçüncüsü; her türlü meselenin konuşulabildiği, ret-inkar-asimilasyon politikalarının terk edildiği bir ortamı oluşturmuştur. Bugün Türkiye'de huzur varsa, Doğu ve Güneydoğu'da PKK terör örgütünün etkinliği kalmamışsa, turizmden tutun çarşı pazara kadar, bölge ekonomisinde bir hareketlilik varsa; yaylalarda, arıcılık, hayvancılık yapılabiliyorsa; ovalarda tarım yeniden yeşeriyorsa, Doğu ve Güneydoğu'daki okullarda okuyan çocuklarımız iyi üniversitelerin iyi bölümlerini kazanabiliyorlarsa; doktor, mühendis, avukat, bilim insanı olabiliyorlarsa; Ağrı'da kodlama sınıflarında eğitim alan çocuklar, projeleriyle uluslararası yarışmalarda boy gösterebiliyorsa; organize sanayi sitelerimize talep varsa, üretim artıyorsa; işte bu stratejinin tavizsiz uygulanması sayesindedir. Bizim terörle mücadelede ortaya koyduğumuz bu bakış, özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin verdiği hızlı karar alma avantajıyla çok daha yüksek bir performans üretmiştir.

Belediyeleri teröre yönelik bir kaynak üretme merkezi haline getiren, benzer şekilde bazı siv il toplum örgütleri üzerinden belediyelere kaynak ve eleman temin eden bir anlayışı, bir uygulamayı tamamen işlevsiz hale getirdik; hem çocukların dağa kaçırılmasının önüne geçtik, hem de paraların PKK'ya değ il millete hizmet için harcanmasının önünü açtık. Netice itibariyle Türkiye'de vesayet eliyle yıllarca Kürdü, Aleviyi, dindarı, bu ülkenin her kesimini yaftalamaya çalıştılar” şeklinde konuştu.

 

“Batı'ya tabi olmayan, Batı'yı tapınak bellemeyen herkesi ötekileştirmeye çalıştılar”

 

Batı'ya tabi olmayanların, Batı'yı tapınak bellemeyen herkesi ötekileştirmeye çalıştıklarını dile getiren Bakan Soylu, 21. yüzyılda da terörün bir vesayet aracı olarak kullanılmak istenildiğini söyledi. Bakan Soylu, “Etrafımızdaki coğrafyanın istikrarsızlığını, bizim üzerimize bir vesayet aracı olarak kullanmak istediler. Şunu söylemek istiyorum. Tam 20 yıldır Amerika ve Avrupa, bir taraftan terör eliyle, bir taraftan ekonomi eliyle bir taraftan oluşturduğu uluslar arası baskı sistemiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden kullandıkları bütün araçlarla üzerimize geldiler. Suriye'yi ve Irak'ı içinden çıkılmaz bir hale getirdiler. Afganistan'dan Pakistan'a kadar her tarafta istikrarsızlığı ürettiler. Yemen'den Libya'ya kadar etrafımızda bir ülke yok ki istikrarlı bırakmadılar. O kadar büyük bir iş yaptınız ki Batı ayağa kalktı. Kim bu millet için ayağa kalktıysa tepesine vurdular. ‘Sizi parçalayacağız, size böleceğiz, Kürdü ayıracağız, Türkü ayıracağız' dediler. Türkiye, bunların hepsini elinin tersiyle itmiştir. Cumhurbaşkanımız ve Cumhur İttifakı'nın gücüyle beraber, sizlerin demokrasi mücadelesindeki emeğinizle, samimiyetinizle beraber, ayağına vurulmak istenen bu prangayı söküp atmıştır" dedi.

 

 

"Sizden korkan namerttir"

 

Konuşmasında Kılıçdaroğlu'na da seslenen Bakan Soylu, şöyle devam etti:

"Kılıçdaroğlu, kendisiyle karıştırıyor AK Parti teşkilatlarını. 15 Temmuz'da bizim Cumhurbaşkanımızı ortadan kaldırmaya yönelik hamlede, Cumhurbaşkanımız Marmaris'ten kalkıp uçağa bindi ve Amerika da takip ediyor herkes de takip ediyordu. Onun için cesaretli olmak lazım. Onun için imanlı olmak lazım. O İstanbul'a geldi, Kılıçdaroğlu eve kaçtı, gizlendi. Kaçana bu millet emanet vermez. Kaçana bu millet güvenmez. Kaçana bu millet hiçbir şey teslim etmez. Onun için kendisi gibi zannediyor AK Parti teşkilatlarını. Biz bu ülkede başbakan idam edildi, korkmadık. Kim ne diyorsa desin, ipimiz cebimizde geziyor, sizden korkan namerttir. Tekrar Türkiye'yi eksi Türkiye'ye döndürmek isteyenlere müsaade etmemek bizim görevimizdir. Bilmenizi istiyorum. Eğer bugün Doğu ve Güneydoğu'da fabrikalar açılıyorsa, yaylalarımızda hayvancılık ve tarım şenleniyorsa, Muş Ovası yeniden şenlenmişse bu sizin sayenizdedir. Bunu da silahla, hukuksuzlukla, baskı ve şiddetle yapmadık. HDP de duysun, Kılıçdaroğlu da duysun, Meral Akşener de duysun. 2023'ü 2023 olarak görmeyin. Cumhuriyetimizin 100. yılı ama 21. yüzyılda başladığımız yolculuğun 2053 ve 2071'in en önemli durağı olarak görün. Bizim meselemiz 2023 ile bitmiyor. Türkiye'nin meselesi, AK Parti'nin meselesi, Cumhur İttifakı'nın meselesi ve bu milletin meselesi 2023'te başlıyor."

 

" CHP ile aramızdaki puan farkı 15'tir"

 

CHP ile aralarındaki puan farkının 15 olduğunu dile getiren Bakan Soylu, "Bizim için söylüyorlar 'beceremezsiniz' diye, biz insansız hava aracından atak helikopterlerine kadar dünyanın en büyük barajlarından dünyanın en büyük havalimanına kadar her şeyi onların inadına başarıyoruz. Bundan sonra da başaracağız inşallah. Şimdiye kadar bir ayı aşkın anket incelemesi yapmadan hayatımı geçirmedim. Benim özelliğim bu. Sahaya bakarım, vatandaşlarımız ne diyor bunu görürüm. Şunu söyleyeyim. Onlar 2023'e kadar kendilerini mağlup olacakları tabanlarını oyalamaya çalışıyorlar. Bunlar eski siyasi oyanlarıdır. Biz bunları çok gördük. O eski Türkiye'de kaldı. Şimdi yeni Türkiye'de Tayyip Erdoğan'ın siyaset felsefesi var. Şunu altını çizerek söylüyorum. Bu ay, geçen ay ve ondan önceki ayda CHP ile aramızdaki puan farkı 15'tir. Ama bu az. Aç tavuk kendini darı ambarında zannedermiş ya, 2023 geldi diye havaya girdiler ve birbirilerine girdiler. Cumhurbaşkanlığını paylaşamıyorlar. Siz, sizlere verilenlerin kıymetini bilmiyorsunuz, beceremiyorsunuz, yönetemiyorsunuz. Bu millet size 2023'te öyle bir ders verecek ki kendi partinize gelemeyeceksiniz. 10 büyükelçi bildiri yayınladı, bir tek muhalefetin sesi çıkmadı. Sadece Recep Tayyip Erdoğan aslan gibi kükredi. Milletimizin, ülkemizin, devletimizin itibarını o kendi Batı ittifaklarına teslim etmedik. Bunlar, Batı talimat verse hemen kabul ederler. Bu eski Türkiye kafasıdır. 2023'te Kılıçdaroğlu, HDP'liler arkanızda Amerika'da olsa, Avrupa'da olsa silineceksiniz, silineceksiniz" şeklinde konuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gazetehalk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.